http://standuptiyatroizle.tr.gg/ http://standuptiyatroizle.tr.gg/ http://standuptiyatroizle.tr.gg/ http://standuptiyatroizle.tr.gg/ http://standuptiyatroizle.tr.gg/
http://standuptiyatroizle.tr.gg/ http://standuptiyatroizle.tr.gg/ http://standuptiyatroizle.tr.gg/ http://standuptiyatroizle.tr.gg/ http://standuptiyatroizle.tr.gg/
http://standuptiyatroizle.tr.gg/ http://standuptiyatroizle.tr.gg/ http://standuptiyatroizle.tr.gg/ http://standuptiyatroizle.tr.gg/ http://standuptiyatroizle.tr.gg/
http://standuptiyatroizle.tr.gg/ http://standuptiyatroizle.tr.gg/ http://standuptiyatroizle.tr.gg/ http://standuptiyatroizle.tr.gg/ http://standuptiyatroizle.tr.gg/

ONLİNE STAND UP TİYATRO OYUNLARI SHOW GÖSTERİLERİ FULL İZLE
Ip Adresin:54.92.201.232Bugün:56Online: Tıklanma:157Burdasın:Anne karnında müzik

Loading

ONLİNE STAND UP TİYATRO OYUNLARI SHOW GÖSTERİLERİ FULL İZLE

Anne karnında müzik

Anne karnında müzik
      Anne rahminde başlayan eğitim       Bebeklerin de çeşitli müzikleri hissetme ve cevap vermede hususî bir       kabiliyeti olduğu çok eskilerden beri bilinmektedir. İnsanın hayata       gözlerini açtığı ilk yıllardaki müziğe olan bu eğilim, sinir sisteminin ve       beynin, müziği algılama, işleme ve hatırlama yaşının kaç olduğu sorusunu       gündeme getirmiştir. Son yıllarda giderek artan deliller ışığında,       doğumdan önce ve hamileliğin son üç aylık döneminde, anne rahminin bir       konser salonu seklinde fonksiyon görerek, biyolojik gelişimin ahenkli       ilerleyişine belli bir ritim hâlindeki müziğin katkıda bulunduğu       bilinmektedir. Çocukların zihnî kabiliyetlerinin de konuşmayı öğreninceye       kadar pekgelişmediği zannediliyordu. Halbuki bebeğin his dünyası oldukça       aktif durumdadır.         Bebeğin beyni, âdeta çevredeki seslerin ritmini ve motifini çözmeye       çalışan bir dedektif gibidir. Bebek daha doğumundan önce, âdeta bir müzik       âleti gibi çalışır ve çevredeki sesleri hem kayıt, hem de analiz eder.       Bugün biliniyor ki, çocuklar melodik ritimleri algılama ve hatırlama , bir       bestedeki yükselen ve alçalan ses tonlarını fark etme, ve tempo       değişikliklerini algılama hususunda muazzam bir kabiliyete sahiptirler.         Cenin hamilelikten kaç hafta sonra ilk sesleri işitmeye baslar?       Dış dünyadan gelen müzik sesleri , ceninin kulaklarına ulaşır mı? Sese ve       müziğe anne rahminde bebek tarafından verilen cevaplar nelerdir? Anne       rahminin müzikal seslerle uyarılmasının doğum sonrası tesirleri nelerdir?       Bu sorulara kısa cevaplar verilecek olursa, beynin işitme sistemi ,       hamileliğin 26. haftasından itibaren fonksiyon görmeye baslar. Dışarıdan       gelen sesler , rahimdeki fetusun kulağına gelemez. Çünkü fetusun etrafını       saran koruyucu sıvı ve örtüler dışarıdan gelen sesleri bozar. Buna rağmen       Beethovenin besinci senfonisinin, belirgin şekilde tanımlanabilir bir ses       imaji olarak rahme ulaştığı gösterilmiştir. Cenin dış dünyadan kulağına       gelen seslere, vücut hareketleri ve kalp atim hızında meydana gelen       değişikliklerle cevap vermektedir. Çoğu sesler, embriyonun kalp atımında       kısa süreli yavaşlamalara yol açar. Çok gürültülü sesler ise, kalp atımını       hızlandırır. Sesler ceninde hareket ortaya çıkarmasının yanında, doğum       öncesi öğrenmeye de sebep olur.       En temel öğrenme şekli alışkanlık kazanma ve ortama uyum sağlamadır . Can       sıkıcı olan veya sürekli tekrarlayan seslere dikkatini vermemeyi öğrenme,       buna bir örnektir. Yeni ve farklı bir müzik ritmi gelirse, bebekler ona       cevap vererek, değişikliği fark ettiğini gösterirler. Hamileliğin son       döneminde cenin, annenin karın bölgesine sürekli yapılan uyarılara       alışmıştır. Ancak uyarı şekli değişirse buna cevap verir. Embriyo, nazikçe       yapılan titreşimlere cevap vermezken, gürültülü bir ses gönderildiğinde       hemen hareket ederek cevap verir. Belli bir süre, gürültülü sesler ile       nazik titreşimler birlikte arka arkaya verilirse, birkaç tekrardan sonra       cenin, buna cevap vermemektedir. Bütün bunlar yavrunun, doğum öncesinde       çevresinden bilgi alabildiğini ve bazı olayları hatırlayabildiğini       gösterir.         Doğum öncesi müziğin doğum sonrasındaki hayata tesirlerini anlamak için       bebeğin davranış geliştirme hızı ile, doğum öncesi öğrenmeyle irtibat       kuran doğum sonrası hafıza ölçekleri kullanılır. Çocuğun doğum öncesi       müzik dinlemesinin, gelişimi hızlandırdığı , hatt â bazı çocuklardaki belli       gelişim bozukluklarını hafifletebildiği veya iyileştirme yoluna koyduğuna       dair çalışmalar vardır. Değişik müzik çeşitlerinin 28-36 haftalık annelere       dinletildiği bir çalışmada, kontrol grubuna nazaran anne karnında müzik       dinleyen bebeklerin seslere dikkat, göz takibi, motor kontrol ve       koordinasyon hareketlerinin gelişiminde dikkati çeken bir hızlanma       gözlenmiştir.       Müzik eğitimi ve düşünebilme kabiliyeti       Çocuk gelişmesinin ilk yıllarındaki bazı olayların ve müziğin, hangi beyin       hücrelerinin hangi beyin hücreleriyle bağlantı kuracağını ve hangi beyin       hücrelerinin öleceğini belirlediği tespit edilmiştir. Çünkü zekânın bütün       çeşitlerinde, sinir hücreleri olan nöronlar arasındaki bağlantıların büyük       bir belirleyiciliği vardır. Çocuğun beyni erken yaslarda ne kadar çok       farklı ve zenginleştirici tecrübelere maruz bırakılırsa, o nispette       kendini geliştirebilir.         Müzik dinlemenin veya bir müzik âleti çalmayı öğrenmenin,çocuklar üzerine       ne gibi tesirler yaptığı üzerinde Kaliforniya Üniversitesinden Fizikçi       Gordon Shaw ile Wisconsin Üniversitesinden psikolog Dr.Frances Rauscher       ortaklaşa bir çalışma yapmışlardır. Neticede bilgisayar üzerinde       geliştirilen nöral modelle, insan beyninde ve algı mekanizmasında müzik       ile ilgili yapının belli yönlerine ait kodlamaların mahiyeti kısmen       anlaşılmış ve nöral ağların, olumlu düşünmede ve muhakemede önemli rol       oynadığı görülmüştür. Ayrıca orijinal, icatçı, sıradışı ve analitik       düşünmenin, nörona ateşlenme motiflerini, işitme yoluyla keşfetmek mümkün       olmuştur.         Çalışmada, yerleşim birimlerinin hem merkezlerinden hem de çevrelerindeki       ortaokullardan 78 çocuk rastgele seçilerek üç gruba ayrıldı. Birinci gruba       özel hocalar eşliğinde piyano kullanma ve müzik seslendirme dersleri,       ikinci gruba bilgisayar dersleri verildi. Üçüncü gruba ise hiçbir eğitim       verilmedi. Altı ay sonra bu öğrencilere uygulanan düşünme yeteneği       isimli uzay ve zaman koordinatlarındaki nesneler üzerinde muhakeme       yapabilme testlerinde (özellikle geometrik ve fizikî problemlerde) piyano       kullanımı ve müzik dersleri alan öğrenciler , % 34 daha fazla başarılı       oldular. Bundan anlaşılan ise, müzik eğitiminin olumlu düşünebilme ve akıl       yürütebilmede kullanılan sinir bağlantılarının oluşumunu hızlandırması ve       erken yaşlarda verilen müzik eğitiminin çocukların muhakeme       kabiliyetlerini arttırmasıydı. Hattâ erişkinlerde bile günde 10-15 dakika       müzik dinlemenin düşünebilme kabiliyetini olumlu yönde etkilediği       bulunmuştur. Belli bir sırada zincirleme muhakeme edebilme kabiliyeti, hem       bilimde hem de müzikte önemli bir yetenektir.         Müzik eğitimi alan çocuklar, sinir bağlantıları kolaylıkla organize       edebilen esnek beyinlere sahip olmaktadırlar. Sinir bağlantıları beynin       korteks bölgesindeki desenlerin oluşması müzik ve eğitim yoluyla doğrudan       etkilenmektedir. Müzik dinleme ve piyano çalmayı öğrenme, ayni zamanda       çocukların matematik ve fen derslerini kavrama kabiliyetlerini belirgin       seviyede arttırmıştır. Anaokulu ve ilkokul müfredatlarında verilen müzik       eğitimi de matematiksel zekâyı ve kişilik gelişimini olumlu yönde       etkilemektedir. Journal of Applied Developmental Psychology (December       1999) dergisinde, erken dönemde çocuklara verilecek müzik eğitiminin       faydaları listelendi. Bilhassa ailelerle birlikte müzik eğitimi alan küçük       çocuklarda zekânın gelişimi olumlu yönde artmaktadır. Bu ise zekânın,       hayattaki kazanılan tecrübelerle geliştirilebileceğini gösterir. Yani zekâ       tek başına genetik tarafından belirlenmez. Özellikle ailenin çocuğuyla       birlikte geçirdiği dolu dolu zaman diliminin artışına paralel olarak       çocuğun zekâ ve uyum gibi kabiliyetlerinde, kontrol grubuna nazaran       belirgin artış sağlanmıştır. Ailenin çocuğu ile birlikte zaman       harcamamakla yaptığı olumsuz katkı, boşanmış, fakir ve düşük eğitim       seviyesine sahip ailelerin veya azınlık psikolojisi gibi faktörlerin       olumsuz katkılarından daha önde gelmekteydi.         Çocuğun zekâ gelişiminde ve başarısında ailenin çocuğa ayırdığı zaman çok       önemli bir faktördür. Bunun fark edilmesi, birlikte verilen müzik       eğitiminin yaptığı tesir arttırıcı katkıyla fark edildi. Altmış altı çocuk       üzerinde yapılan bir başka çalışmada, önce bütün çocuklara Stanford-Binet       zekâ testi ile müzik kabiliyet testi uygulandı. Sonra deney grubundaki       öğrenciler 30 hafta boyunca haftada 75 dakika müzik eğitimi aldılar.       Sonunda müzik eğitimi alan çocukların olumlu düşünme ve üretici  mucit       düşünme testlerindeki başarılarında belirgin artış gözlendi. Kelime ile       alâkalı zekâ testlerinde ise her iki grupta da önemli bir farklılık       bulunmadı. Müzik eğitimi yanında, aileleriyle yakın bir beraberlik geçiren       çocuklarda standart zekâ testlerinde başarı oranı, % 50den % 87ye       çıkarken, aileleriyle daha az zaman geçiren ve müzik eğitimi alan       çocuklarda bu başarı %78 seviyesinde kalmıştı.
Bilgi Güçtür ,Paylaştıkça Büyür !__________ 983521 ziyaretçi (5803843 klik) __________Paylaşmaya Devam Ediyoruz :))
ONLİNE , STAND UP , TİYATRO , OYUNLARI , SHOW , GÖSTERİLERİ , FULL , İZLE , METİN , TEXT , SENARYO , HİKAYELER , MASALLAR , KARİKATÜRLER , BELGESELLER , BİYOGRAFİSİ , TARİHİ , DÖKÜMANI , CANLI , KOMİK , EĞLENCELİ , 0YUNU , TİYATROSU , TEXTLERİ


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=